Amazon Postası 2: Leticia
Bir önceki Amazon postam Peru’daki Iquitos şehriyle ilgiliydi. Bu sefer ise bir sonraki durağım olan Kolombiya’nın Leticia şehri ve çevresi hakkında kısa notlarımı paylaşacağım;
- Herhangi bir kara ulaşımı olmayan Iquitos şehrinden, kısıtlı kara ulaşımı olan Leticia şehrine ulaşmanın temel yöntemi nehir yolu. Burada da iki alternatif var. 3 günde giden kargo gemilerinin güvertesinde yerlilerle birlikte, kendi kuracağınız hamakta yatarak yavaş ve Amazonları sindirerek yolculuk yapmak. Ya da 3 kat fazla para vererek, 10 saatte giden hızlı motorları kullanmak. Benim tercihim başından beri ilk yöntemdi. Taa ki…
- Taa ki ayrıntılı bilgileri alana değin. Başlıbaşına bir deneyim olacaktı bu yolculuk. Ancak aynı zamanda riskleri de yüksek. En temel sorun, tek başıma seyahat edeceğim için, eşyalarımı güvenle bırakabileceğim bir yer ya da kişi olmaması. Çantalar ortalık yerde duruyor. Bu da 3 tam gün boyunca ne zaman tuvalete gitmek istesem, ne zaman gemide herhangi başka yere gitsem çantaların risk altında olacağı anlamına geliyor. Bu gemilerdeki hırsızlık hikayeleri az buz değil.
- Öte yandan Amazon nehrinde korsanların olduğu ve sık sık gemilere saldırıp ne var ne yok soyduklarına ilişkin hikayeler dinledim. Kesinlikle şehir efsanesi değil, birinci ağızdan dinledim. Örneğin bu gemilerde şef olarak çalışmış bir Perulu arkadaşın başına 2 kez gelmiş. Ayrıca bu bölgede seyahat eden başka gezginlerden, gemilerin limanlarda durduğunda çalışanların korsanları caydırmak amacıyla sık sık havaya ateş açtığını duydum.
- Tüm bu nedenler birleşince, ve artık aylardır güvenlik konularıyla uğraşmaktan yorulduğum için sakin ve huzurlu bir seyahat için hızlı motoru yeğledim.

- Yolculuğum günün ilk ışıklarıyla birlikte sabah 6’da başladı. Özellikle ilk 1 saat çok keyifliydi. Amazon nehrini izlemek, gelip geçen irili ufaklı motorlara, gemilere bakmak, küçük yerleşim yerlerini görmek. Sonrasında bunlar azaldı ve neredeyse bitti. Sonsuz bir ormanla çevrelenmiş uçsuz bir nehir ve gökyüzü kaldı. O da ayrı güzeldi gerçi.
- Akşamüstü saatlerinde yolculuğumuz sonlandı. Vardığımız yer çok ilginç bir nokta. Peru – Kolombiya – Brezilya üçlü sınır noktası. Motor, Peru toprakları olan bir adacığa yanaştı. Buraya hemen üşüşen küçük motorlu gençlerden birine atladım. İlk önce Peru’dan resmi çıkışımı yapmak için adacığın ortasında bir yerdeki gümrük bürosuna yürüdük. Çıkış damgamı aldım. Sonrasında motorla hemen karşıdaki Kolombiya topraklarına geçtik. Teknede tanıştığım Kolombiyalı bir adamla birlikte nehir kıyısından şehrin merkezine kadar birlikte yürüdük.
- O saatte Kolombiya gümrük ofisinin kapalı olacağını öğrendiğim için geceyi “ülkesiz” olarak geçirdim. Ertesi gün de tembellik yapıp akşamüstü saatlerinde havaalanına gittim. Ülkeye giriş damgasının alınabileceği tek yer saçma bir şekilde havaalanı. Benim gibi nehir yoluyla girseniz de havaalanına uğramanız gerekiyor. Ben gittiğimde havaalanı kapanmıştı. Bir gece daha “kaçak” olarak ülkede kalmaya devam ettim.
- Normalde bu şekilde 24 saat kalmaya izin veriyorlar, sonrası cezalı. Ben ise bu süreyi aşmış bulundum. Korka korka ertesi gün havaalanına gittim ama görevli memur birşey demeden giriş damgamı bastı.
- Bu üç ülke arasında seyahat ise bütünüyle serbest. İstediğiniz gibi girip çıkabiliyorsunuz. Örneğin ben bir havasını koklamak için yürüyerek Brezilya tarafındaki Tabatinga şehrine geçtim. Limanında oturup tüm sokakları inleten Portekizce müzikleri dinleyerek ortamı izledim. Sonra bir moto-taxi ye atlayarak Kolombiya’ya geri döndüm. Moto-taxi ler burada temel ulaşım aracı. Normal bir motoru süren gencin arkasına atlıyorsunuz ve çılgın akan trafiğin içinde birşey düşünmeden yol alıyorsunuz. Çok düşünürseniz binmemeniz gerekir çünkü.
- Özellikle iki kardeş şehir olan Leticia ve Tabatinga bütünüyle içiçe girmiş gibi. İkisinin de sokaklarında hem İspanyolca hem Portekizce konuşuluyor. Bir ülkenin para biriminde ödemenizi yapıp diğer para biriminde üzerini alabiliyorsunuz. Zaten kurlarının oranı yaklaşık 1000 olduğu için yuvarlak hesap yapmak da kolay oluyor.
- Bu iki şehirde Amerikan doları vererek bu ülkelerin parasını almak çok avantajlı. İlginç bir şekilde kurlar normalden çok daha yüksek. Bu tüyoyu benden 2 ay önce buradan geçmiş arkadaşlarımdan almış olduğum için hazırlıklı geldim ve yanımda getirdiğim yüklüce bir miktar Amerikan dolarını Kolombiya pesosuna çevirdim. Umarım sahte çıkmazlar…
- Leticia’da geçirdiğim üç gün boyunca birkaç defa sağanak yağmur yağdı. Yaklaşık 15-20 dakika boyunca, gök yarılmış gibi bir yağmur; sonrasında tekrar güneş açıyor.
- Kolombiya’ya varmamla iyice Latin ortamlarına vardığımı hissettim. Bir renkli hayatlar, sürekli sokaklarda çalan Latin müzikler, her an dans etmeye hazır insanlar. İlk izlenimlerim gayet iyi.
- Kente ilk varışım akşam karanlığında olduğu için kalcak yer bulana değin kendimi epey güvensiz hissetmiştim. Ancak sonrasında kaldığım 3 gün boyunca güvenli bir şehir olduğuna karar verdim.
- Şehre 11 kilometre uzaklıkta, ormanın içinde bir çeşit hayvanat bahçesine gittim. Burada timsah, kocaman yılanlar, prehistorik kaplumbağa, tarantula gibi bu toprakların sıradan canlılarını görme şansım oldu.
- Sonrasında ormanın içinde 7-8 kilometrelik bir yürüyüş yaptım, birkaç komünitenin içinden geçtim.

- Iquitos’da aldığım hamak ve cibinliği, Leticia’da kaldığım hostelin sahibine, hiç kullanmak nasip olmadan satmak zorunda kaldım. İlginç bir şekilde istemeden de olsa, Peru-Kolombiya fiyat farkları nedeniyle azıcık kar bile etmiş oldum.
- Normal planım Leticia’dan kargo gemilerine binerek Brezilya Amazonları’nın başkenti ve tüm Amazonların en büyük şehri olan Manaus’a 4 günde varmak vardı. Buradan da kara yoluyla yaklaşık 40 saatlik bir yolculukla Venezüela’ya geçecektim. Ancak bu Brezilya – Venezüela karayolundaki otobüslerin halen sık sık gerillalar tarafından saldırıya uğradığına ilişkin birçok kanaldan bilgi alıyordum zaten. Geçen gün tanıştığım Kolombiyalı adam da, eşinin böyle bir saldırıya mağruz kaldığını, Venezüela’nın zaten genel olarak oldukça tehlikeli olduğunu tekrar söyleyince rotamı değiştirmeye karar verdim.
- Hala Manaus’a kadar gemiyle gidebilirdim, bu gemiler Peru’dakilere göre kısmen daha güvenli ve düzgün. Ancak Manaus’dan sonra Venezüela’ya kara yoluyla girmezsem herhangi bir başka yere ulaşımım zor ve pahalı olacağı için bu planı tümden iptal ettim.
- Leticia’dan, Kolombiya’nın başkenti Bogota’ya uçmaya karar verdim. Uçak fiyatlarına bakarken, az bir fark ödeyerek ikinci bir uçuş yapmanın da olanaklı olduğunu farkettim. Böylece biletimi, daha önce adını bile duymadığım ancak en ucuz uçuşun mümkün olduğu, Kolombiya’nın Karayip sahillerindeki Barranquila şehrine aldım.
- Şu satırları yazdığım an itibariyle Bogota’dan Barranquila’ya uçuyorum. Fikrimi değiştirmezsem direkt olarak Barranquila’dan otobüsle Cartagena’ya geçeceğim. Karayip sahillerinde deniz-kum-güneşin tadını çıkaracağım.
- Bu uçuşla birlikte aynı zamanda, son 9,5 aydır ilk kez Güney Yarımküreden Kuzey Yarımküreye geçmiş olacağım.
Engin Kaban
30 Ekim 2010 – Santa Marta