Rota Latin Amerika

tek yön biletle başlayan ucu açık bir yolculuk

  • Son Yazılar

  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Sayaç

    • 51,833 kişi siteme bakmış. Fena değil...

Hayalimdeki yolculuğun ilk 6 ayı

Posted by Engin Kaban Haziran 24, 2010

Hayalimdeki yolculuğun ilk 6 ayı

Dubai’den 15 saatlik bir uçak yolculuğunun ardından 24 Aralk 2009 gecesi Sao Paulo’ya vardım. Bu benim ilk okyanus aşırı uçuşum olduğu için çok heyecanlıydım. Emirates havayolları ile uçtum. Son derece konforlu bir uçuştu ve servis mükemmeldi. Bazı yemekler o kadar lezzetliydi ki hemen hemen tüm menüyü ikişer tur yedim. Bir 15 saat daha uçmamız lazım deseler kesinlikle şikayetçi olmazdım. Brezilya’ya varışımdan sonra herhangi bir jetlag durumu da yaşamadım, gayet iyiydi herşey. Sanrım düzensiz uyumaya alışkın olan vücudum bunu hafif gördü ve tepki vermedi. Sao Paulo’ya inişimin ardından direkt otobüsle Rio de Janeiro’ya geçtim….

Latin Amerika yolculuğu notlarım bu şekilde başlamıştı. 24 Aralık 2009 gecesi Brezilya’nın Sao Paulo şehrine inen bir uçakla. Ve bugün 24 Haziran 2010. Paraguay’ın sınır şehri Ciudad del Este’deyim. Tam olarak 6 ay sonrasında.

Ne oldu 6 ay boyunca, ne değişti? Şüphesiz birçok değişik yer gördüm. Yüzlerce insanla tanıştım. İnanılmaz doğa olaylarına tanık oldum. İspanyolcamı hiç konuşamaz durumdan günlük işlerimi halledebilir, hatta taksi şoförleriyle geyik muhabbeti yapabilir seviyeye getirdim. Zaten yüksek derecede olan kendime güvenim inanılmaz derecede arttı. Çeşitli tehlikeli, riskli ortamlarda bulundum, nasıl mücadele edilmesi gerektiği ile ilgili biraz daha tecrübe kazandım. Brezilya’nın sıcak plajlarından Patagonya’nın karlı buzlu dağlarına kadar 4 mevsim yaşadım. Gördüğüm ülke sayısı 5 daha arttı. Çoğunluğu Güney Amerikalı olmak üzere dünyanın çeşitli milletlerinden birçok dost edindim. Günler süren otobüs yolculukları yaptım. Sayısız insanın evine konuk oldum. Çok mutlu olduğum ve canımın çok sıkkın olduğu günler oldu. Birçok değişik yerel yiyecek ve içecek denedim. Yolculuğumla ilgili onlarca sayfa yazı yazdım.

Brezilya sahillerinde okyanus dalgalarıyla boğuştum. Rio de Janeiro’da 3 milyon kişiyle plajda yılbaşını kutladım. Uruguay’da kapkaççıların saldırısına uğradım. Montevideo karnavalında tangalı kızlarla dans ettim. Patagonya’da penguen, deniz fili, guanako gibi bilimum tuhaf hayvanı doğal yaşamlarında ziyaret ettim. Yazlık çadırımla kış koşullarında kamp yaptım. “Dünyanın sonu”nu gördüm. Devasa buzullar karşısında şaştım kaldım. Patagonya’nın ıssız yollarında otostopla uzun yollar katettim. Şili’de “deniz ürünleri” kavramının ne demek olduğunu anladım. Santiago’da 1 Mayıs eylemlerine katıldım. Buenos Aires’de Arjantin’in 200. bağımsızlık yılı kutlamalarında 1,5 milyon insanla birlikte konserleri izledim. Arjantin’in lüks lokantalarında meşhur etleri ve şaraplarıyla mide travması geçirene kadar yedim içtim. Brezilya – Paraguay sınırını oluşturan kaotik köprüyü 2 defa yürüyerek geçtim. Dünyanın en büyük hidroelektrik santrali olan Itaipu barajını ziyaret ettim. Paraguay’da pompalı tüfekli güvenlik görevlileriyle korunan dükkanlardan alışveriş yaptım. Dünyanın en büyüklerinden olan Iguazu şelalerini hem Arjantin hem Brezilya tarafından gördüm. 1 gün içerisinde 3 ülkede bulundum. Hayatımda ilk kez canlı olarak bir rugby maçını dünya gençler kupası dahilinde izleme şansı buldum. Gittiğim tüm büyük şehirlerde gece hayatına aktım, sabahlara kadar barları klüpleri dolaştım. Dünya kupası maçlarını bulunduğum ülkelerin fanatik taraftarlarıyla bağıra çağıra izledim.

Kısacası, hayallerimi yaşadım, ve yaşamaya devam ediyorum…

6 ay nasıl geçti gerçekten anlamadım. O kadar dolu dolu ve farklıydı ki, her yeni gün yeni bir heyecandı. Bu heyecan seviyesini sürekli yüksek tutabilmek için elimden geleni yapıyorum. “Ne kadar gezeceksin?” diye soranlara, bir cevap verme ihtiyacı duyduğumdan “kabaca 1 sene” dedim hep, ve hala öyle diyorum. Eee, o zaman kabaca yolculuğun yarısına mı geldim ben şimdi? Bilemiyorum. Zaman gösterecek.

Bu 6 aylık zaman diliminin istatistiki bilgileri çok yakında gelecek. Hesaplamaya devam ediyorum…

Engin Kaban

24 Haziran 2010 – Ciudad del Este

Reklamlar

6 Yanıt to “Hayalimdeki yolculuğun ilk 6 ayı”

  1. cemine said

    yaşadıklarını paylaştığın için teşekkür ediyorum, yazdıklarına yorum yapmıyor olsam bile mümkün olduğunca takip ediyorum seni Enginciğim.. lütfen yanlız olmadığını bil, benim de hayalim olan bir yolculuğu yaptığın için paylaşımların benim için çok değerli.. nice 6 aylara 🙂

  2. eda said

    Yani Engin bu kadar çok şey yaptın da bir türlü bizim Torres del Paine maceramızı yazamamış olmana ne demeli ? :)))

    Bak biz döneli 2 ay o atraksiyonu yaşayalı kaç ay oldu. Aküyü bitirip bizi sokak ortasında araba peşinde koşturduğun için yazmıyorsun di mi?

    iyi yolculuklar buradan da, her dakikanın tadını çıkar.
    çok sevgiler,
    eda

  3. Papatyalar Kraliçesi said

    Cesur Türk Juan….

    nice 6 aylar daha diliyorum sana….

    ben de sitem edebilir miyim???? niye hayatlarnı kutardığımız şu iki boncuk gözlü sevecen çocukları yazmadın…

    ne de olsa onca kişi aldırmadan geçip giderken, olayın kahramanı aslında sendin :))))

    şaka şaka, yazmamış olduğun ve bu 6 aya sığdırdığın ne kadar çok şey var aslında de’mi??? özetlemek mümkün mü Engin’cim 6 ayı bu kadar kelime ile, ama okurken bir bir geçtim ben de senin gezinin güzergahından…..

    daha nice 6 aylar diliyorum….

    yolun açık olsun….

    sevgiler…

  4. @Cemine,
    Sessiz çoğunluktanım diyorsun 🙂 Valla birçok kişi okuyor herhalde ama yorum yapan az. Ben de kim okuyor, kim ne düşünüyor bilemiyorum 😦
    yalnız olmadığımı bilmek güzel 🙂

    @Eda ve Papatyalar Kraliçesi,
    Yaw ne deseniz haklısınız. Hafiften bir gecikme söz konusu tabi. Ama akü bitirme yazım da, çocuk kurtarma yazım da hazır aslında. Hali hazırda 7-8 tane yazım var, ama fırsat olmuyor son hallerine getirip internete fotolarıyla falan koymaya. En geç 1 haftaya geliyor Torres serisi, ardından da El Calafate, El Chalten….
    (isterseniz size bi güzellik yapıp erken gönderebilirim size 🙂

  5. bekir said

    O sınırdaki kaotik köprüyü ben de foz de ıgauzu tarafından ciudad del esteye arabayla geçtim ama herhalde yürüyerek daha kolay olurdu,ıstanbulun eski topkapısı olarak adlandırabileceğim bir yer, uruguay da kapkaç saldırısına çok şaşırdım sacramento di colonia ( tam tersi olacaktı)) gördüğüm en huzurlu ve zamanın durduğu şehirlerden biriydi,

    bu hafta içinde bi kere benim için dulce de lecce li bir dondurma (yanında çıkolata ve badem parçalı) yersen sevinirim))

    İstanbuldan sevgiler

  6. oktay said

    ne güzel bir yazı olmuş..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: